Carl R. Rogers ile Sahici Bir İnsan Olma Cesareti
Carl R. Rogers, Kişi Olmaya Dair kitabında psikolojinin belki de en zor sorusunu merkeze alır:
“İnsan gerçekten kimdir?”
Bu soru, tanı koymakla, sınıflandırmakla ya da ölçmekle cevaplanamaz.
Rogers’a göre insan, ancak yaşantı içinde, ilişkide ve kabul gördüğünde kendini açar.
Bu kitap, insanı bir “problem” olarak değil;
kendini gerçekleştirmeye çalışan canlı bir süreç olarak ele alır.
Rogers’ın İnsan Anlayışı: Kontrol Edilmesi Gereken Değil, Güvenilmesi Gereken Bir Varlık
Rogers’ın yaklaşımı, klasik psikolojiden radikal biçimde ayrılır.
Ona göre insan:
- Temelde yıkıcı değil
- Kötüye eğilimli değil
- Doğru koşullarda bırakıldığında doğal olarak gelişen bir varlıktır
Bu yüzden Rogers, değişimin zorlamayla değil,
kabul ve anlayışla gerçekleştiğini savunur.
İnsan, kendini savunmak zorunda kalmadığında değişir.
“Kişi Olmak” Ne Demektir?
Rogers’a göre kişi olmak:
- Olduğun hâli inkâr etmemek
- Duygularını bastırmamak
- “Olmam gereken” rolünü gevşetmek
- Deneyimine güvenmeyi öğrenmek
Kişi olmak, mükemmel olmak değildir.
Tutarlı, sahici ve canlı olmaktır.
Bu yüzden Rogers için kişi olmak:
Bir sonuç değil, devam eden bir yolculuktur.
Koşulsuz Olumlu Kabul: İnsanı İyileştiren Şey
Rogers’ın en çarpıcı kavramlarından biri koşulsuz olumlu kabuldür.
Bu şudur:
- “Değişirsen seni kabul ederim” dememek
- “Böyleyken de değerlisin” diyebilmek
- Yargılamadan, düzeltmeden orada kalabilmek
Rogers’a göre insan ancak:
- Kabul edildiğinde
- Savunmayı bıraktığında
- Olduğu hâliyle görülüp duyulduğunda
kendini keşfetmeye cesaret eder.
Empati: Dinlemekten Daha Fazlası
Rogers empatiyi şöyle tanımlar:
“Karşındakinin dünyasına onun gibi bakabilme yetisi.”
Bu:
- Akıl vermek değildir
- Çözüm sunmak değildir
- Yorumlamak değildir
Empati, orada kalabilmektir.
Bu yüzden Rogers’a göre iyi bir terapist:
- Konuşmaktan çok dinler
- Anlamaktan çok hisseder
- Rehberlik etmekten çok eşlik eder
Gerçek Benlik – İdeal Benlik Çatışması
Rogers, ruhsal gerilimin temel kaynağını burada görür.
- Gerçek benlik: Şu an olduğum kişi
- İdeal benlik: Olmam gerektiğini düşündüğüm kişi
Bu ikisi arasındaki mesafe büyüdükçe:
- Kaygı artar
- Sahicilik azalır
- İnsan kendine yabancılaşır
Psikolojik iyilik hâli, bu iki yapı arasındaki uyumla ilgilidir.
İyi Hayat: Güvende Olmak Değil, Akışta Olmak
Rogers’ın “iyi hayat” tanımı alışıldık mutluluk kavramından farklıdır.
İyi hayat:
- Değişime açık olmaktır
- Belirsizlikle yaşayabilmektir
- Deneyimden kaçmamaktır
- Kendine karşı dürüst olmaktır
Bu, konforlu bir durağanlık değil; canlı bir akış hâlidir.
Sonuç: Kişi Olmak Bir Cesaret Meselesidir
Kişi Olmaya Dair bize şunu hatırlatır:
İnsan olmak, kusursuz olmak değil;
kendinle temas edebilmektir.
Bu kitap, “nasıl yaşamalıyım?” sorusuna cevap vermez.
Ama çok daha güçlü bir şey yapar:
“Kendinle ne kadar dürüstsün?” diye sorar.
Tekrar görüşmek umuduyla…




